
Ayak bileği burkulması genellikle ayağın içe dönmesi sonrası gelişen ağrı ve şişlik ile karakterize bir durumdur. Ayak bileği burkulmalarının yaklaşık %50 ‘si spor aktivitesi sırasında olmakla beraber en sık görüldüğü yaş profili 10-19 yaşları arasındadır.
Ayak bileği burkulmaları bir bağ yaralanması olup, tüm ortopedik aciller arasında en sık görülen yaralanmalar arasındadır. Ayrıca anatomik olarak yeniden zedelenme ihtimali yüksek olduğu için rehabilitasyon süreci çok önemlidir.
Bir burkulma, ayak bileğini normal konumundan çıkmaya zorladığı zaman, bir veya daha fazla ayak bileği bağının gerilmesine, kısmen ya da tamamen yırtılmasına neden olabilir.
Zemini uygun olmayan bir yüzeyde yürümek veya egzersiz yapmak.
Zıplama, kesme hareketi veya ayağın döndürülmesini gerektiren sporlar.
Önceden geçirilmiş ayak bileği burkulması veya yaralanması.
Ayak bileğinde kas kuvveti yetersizliği ve esnekliğin az olması.
Yapılacak faaliyete uygun olmayan ayakkabılar ve genel olarak topuklu ayakkabılar.
Ayak bileği burkulmaları etkilenen bağların zedelenme oranına göre derecelere ayrılmaktadır. Bu dereceler fizik tedavi sürecini ve dolayısıyla hastanın günlük fiziksel aktivitelere dönme süresini etkilemektedir.
Bağ yaralanmalarının rehabilitasyonunda iyileşme, iyileşmekte olan bağın enflamasyonu, tamir ve yeniden yapılanma süreçlerine uygun egzersizler ve fonksiyonel aktiviteler uygulanarak elde edilir. Rehabilitasyonda uygulanan egzersizler ve fonksiyonel aktiviteler ile yaralanmış olan bağ veya bağlar üzerine verilen kontrollü stres, iyileşmeyi hızlandırır ve daha güçlü bir tamir sağlar.
İyileşme için gereken zaman, yaralanmanın derecesine bağlıdır ve klinik olarak karar vermek için bulgulara, semptomlara ve fonksiyonel değerlendirmeye bakılır.
Akut yani burkulmadan hemen sonraki amacımız;
Subakut-kronik yani ilerleyen süreçteki amacımız ise;
Sık sorulan bir soru olmakla beraber tamamen yaralanmanın derecesine ve fizik tedavi sırasında hastanın geri kazandığı özelliklere bakılarak karar verilmektedir. Spora dönebilmek için eklemde şişlik-ağrı olmaması, eklem hareket açıklığının tam olması ve eklem çevresinde kasların eski kuvvet ve dayanıklılık derecesine gelmiş olması gereklidir.
Hastalar günlük normal fiziksel aktivitelerine ise zedelenmenin derecesine bağlı olarak ortalama 2-12 hafta içerisinde geri dönebilmektedirler.