background

Tenisçi Dirseği

Tenisçi dirseği ağrısı, özellikle el bileği ve dirseğini sık kullanan kişilerde ortaya çıkan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir sorundur. Genellikle dirseğin dış kısmında yoğunlaşan bu ağrı, zamanla el hareketlerini kısıtlayabilir ve kişinin yaşam kalitesini düşürebilir. Tenisçi dirseği hastalığı olarak bilinen bu durum, yalnızca sporcuları değil; masa başı çalışanları, marangozları, ev hanımlarını gibi elini mesleği yada yaşam şekli nedeniyle sürekli kullanan herkesi etkileyebilir. Ağrının yanı sıra, bazı hastalarda tenisçi dirseği elde uyuşma gibi şikayetler de görülebilir. Bu nedenle erken dönemde tanı konulması ve uygun tedavi yöntemlerinin başlanması oldukça önemlidir.

Tenisçi dirseği tedavisinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bunlardan biri olan tenisçi dirseği bandı, bölgedeki kas ve tendonları destekleyerek ağrının azaltılmasına yardımcı olur. Bu band, hem tedavi sürecinde hem de korunma amacıyla yaygın olarak tercih edilmektedir. Ancak her hastada aynı derecede etkili olmayabilir. Dolayısıyla bu hastalığı iyi tanımak, belirtilerini erken fark etmek ve kişiye özel tedavi yöntemlerini seçmek önemlidir. Bu makalede, tenisçi dirseğinin ne olduğu, neden oluştuğu ve nasıl anlaşılabileceği detaylı biçimde ele alınacaktır.

Makalemizde yer alan konu başlıkları: 

  • Tenisçi dirseği nedir? 
  • Tenisçi dirseği neden olur?
  • Tenisçi dirseği olduğunu nasıl anlarız?
  • Tenisçi dirseği tedavisi
  • Tenisçi dirseği egzersizleri  
  • Tenisçi dirseği bandı ne işe yarar?
  • Artroskopik tenisçi dirseği ameliyatı 
  • Tenisçi dirseği tedavi edilmezse ne olur? 
  • Tenisçi Dirseği İle İlgili Hastalarımızdan Gelen Sorular

Tenisçi Dirseği Nedir?

Tenisçi dirseği (lateral epikondilit), dirseğin dış kısmında bulunan kasların aşırı kullanımı sonucu oluşan bir kas-tendon zorlanmasıdır. Bu durum, adını tenis oynayan sporcularda sık görülmesinden almış olsa da, günümüzde sporcu olmayan bireylerde daha yaygın şekilde görülmektedir. Özellikle tekrarlayıcı bilek ve kol hareketleri yapan kişilerde gelişen bu rahatsızlık, dirseğin dış bölgesinde hassasiyet, ağrı ve zamanla güç kaybına neden olur.

Yapılan araştırmalara göre tenisçi dirseği, toplumun yaklaşık %1 ila %3’ünde görülmektedir (Walker-Bone et al., 2004). Bu oran, 35-54 yaş aralığında daha yüksektir. Tenisçi dirseği olan hastaların yaklaşık %75’i dominant (yani en çok kullandıkları) kolunda şikayet yaşamaktadır. Özellikle bilgisayar başında uzun süre çalışan ofis çalışanları, aşçı ve boyacı gibi mesleklerde bu hastalık daha sık rapor edilmektedir. Bu nedenle yalnızca sporla ilgilenen bireylerde değil, birçok farklı meslek grubunda da dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlıktır.

Tenisçi Dirseği Neden Olur?

Tenisçi dirseği genellikle el bileği ekstansör (uzatıcı) kaslarının aşırı veya yanlış kullanımı nedeniyle oluşur. En sık etkilenen kas, “extensor carpi radialis brevis” adlı kastır. Bu kas, el bileğini geriye doğru kaldırma görevini üstlenir. Eğer bu kas tekrarlayan zorlamalara maruz kalırsa, tendonun kemiğe yapıştığı bölgede küçük yırtıklar ve inflamasyon gelişebilir. Bu mikro hasarlar, zamanla ağrının kronikleşmesine ve kas gücünün azalmasına neden olur.

Bu durum özellikle bilgisayar kullanımı, ağır yük kaldırma, tornavida kullanımı gibi tekrar eden el hareketlerini içeren aktiviteler sırasında gelişebilir. Örneğin her gün saatlerce bilgisayar başında mouse kullanan bir çalışan veya uzun süre fırça ile boya yapan bir usta, farkında olmadan dirseğini zorlayabilir. Zamanla ağrı başlayabilir ve bu ağrı ilk başta sadece iş sonrası ortaya çıkarken, ilerleyen dönemlerde istirahat halindeyken bile hissedilebilir. Klinik gözlemlere göre bu rahatsızlık, kadın ve erkeklerde benzer sıklıkta görülse de, erkeklerde daha şiddetli tabloya yol açtığı bildirilmektedir

Tenisçi Dirseği Olduğunu Nasıl Anlarız?

Tenisçi dirseği belirtileri genellikle sinsi bir şekilde başlar. Hastalar ilk başta dirsek dış tarafında hafif bir rahatsızlık hissederken, zamanla bu ağrı şiddetlenir ve bileğe kadar yayılabilir. Ağrı, genellikle kavrama hareketleri sırasında artar. Örneğin bir çay bardağını kaldırırken, kapı kolunu çevirirken veya el sıkışırken bile ağrı oluşabilir. Bu nedenle günlük yaşamda basit görünen birçok hareket zorlaşabilir. İleri vakalarda, dirsekteki ağrının yanı sıra elde uyuşma, güçsüzlük ve ince motor hareketlerde zorluk da gözlenebilir.

Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi (AAOS) tarafından yayınlanan verilere göre, tenisçi dirseği vakalarının %90’ından fazlası konservatif yani cerrahi olmayan tedavi yöntemleriyle iyileştirilebilmektedir (AAOS, 2022). Ancak tanının erken konması bu başarı oranında kritik öneme sahiptir. Dirsek bölgesinde ağrı hisseden, el bileğini kullanırken zorlanan ya da elde uyuşma şikayeti olan kişilerin bir ortopedi veya fizik tedavi uzmanına başvurması önerilir. Klinik değerlendirme, fizik muayene ve gerekirse görüntüleme yöntemleri ile tanı kolaylıkla konulabilir.

Tenisçi dirseği hastalığı belirtileri aşağıdaki gibidir: 

  • Dirseğin dış kısmında zamanla artan, zonklayıcı ağrı
  • El bileğini yukarı kaldırırken veya çevirmeye çalışırken ağrıda artış
  • Kavrama gücünde azalma (örneğin çay bardağını tutarken zorlanma)
  • Kapı kolunu çevirmek, el sıkışmak gibi basit hareketlerde bile rahatsızlık
  • Ağrı ile birlikte dirsekte hassasiyet ve dokunma ile artan şikayet
  • El ve parmaklarda zaman zaman uyuşma veya karıncalanma hissi
  • Objeleri kaldırırken veya taşırken dirsekte güçsüzlük hissi
  • Dinlenme halindeyken dahi süren kronik ağrı (ilerleyen vakalarda)

Tenisçi Dirseği Tedavisi

Tenisçi dirseği tedavisinde ilk amaç, ağrıyı azaltmak ve kolun normal fonksiyonunu geri kazandırmaktır. Tedaviye genellikle konservatif (ameliyatsız) yöntemlerle başlanır. Bu aşamada en önemli adımlardan biri, tekrar eden zorlayıcı hareketlerin sınırlandırılması ve istirahat verilmesidir. Gerekirse hastalara kısa süreli bileklik ya da tenisçi dirseği bandı kullanımı önerilir. Bu band, kasların tendon üzerine yaptığı çekiş gücünü azaltarak ağrıyı hafifletir ve bölgeyi destekler.

İlaç tedavisinde ise nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) sık tercih edilir. Bu ilaçlar hem ağrıyı hem de tendon çevresindeki inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda doktor tarafından kortizon enjeksiyonları uygulanabilir; ancak bu yöntem yalnızca belirli vakalarda ve sınırlı sayıda uygulanmalıdır çünkü tendon dokusunda zayıflama yapabilir. Son yıllarda PRP (Platelet Rich Plasma) uygulamaları da yaygınlaşmış olup, hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörleri ile iyileşme süreci hızlandırılmaya çalışılmaktadır.

Tedaviye yanıt alınamayan, 6-12 ay boyunca konservatif yöntemlerle düzelmeyen dirençli olgularda cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Artroskopik veya açık yöntemle yapılan ameliyatlarda, hasarlı tendon dokusu temizlenir ve kas-tendon yapısı yeniden şekillendirilir. Ancak yapılan araştırmalara göre tenisçi dirseği vakalarının yalnızca %5-10’luk kısmı cerrahiye ihtiyaç duymaktadır (Nirschl et al., 2006). Bu nedenle sabırlı ve düzenli bir konservatif tedavi süreci genellikle yeterli olmaktadır.

Tenisçi Dirseği Egzersizleri 

Tenisçi dirseği tedavisinde egzersizler hem ağrının azaltılmasında hem de tekrarlamaların önlenmesinde kritik rol oynar. Özellikle eksantrik (kasın uzayarak çalıştığı) egzersizler, tendonun yeniden yapılanmasını destekler. Bu egzersizler, tendon üzerindeki stresi azaltırken aynı zamanda kas gücünü artırır. Egzersizlere genellikle ağrı azaldıktan sonra, bir fizyoterapist eşliğinde başlanmalıdır.

Basit bir örnek olarak, “el bileği ekstansiyon egzersizi” verilebilir: Kol düz tutulur, avuç içi aşağı bakacak şekilde el bir masa kenarına yerleştirilir ve hafif bir ağırlıkla (örneğin su dolu küçük bir şişe) bilek yukarı doğru kaldırılır, sonra yavaşça indirilir. Bu hareketin 3 set halinde 10-15 tekrar yapılması önerilir. Aynı şekilde, “izometrik egzersizler” de tendonun zorlanmadan çalışmasına olanak tanır. Bu egzersizler sırasında kaslar kasılır ancak eklem hareket etmez; böylece hem ağrı azalır hem de güç korunur.

Esneme egzersizleri de tedavinin önemli bir parçasıdır. Özellikle kolu öne uzatarak, parmakları aşağı doğru çekecek şekilde yapılan bilek fleksör germe hareketleri, dirsek çevresindeki gerginliği azaltır. Her egzersiz öncesi ve sonrası ısınma-soğuma hareketlerine de yer verilmesi önerilir. Egzersizlerin bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde yapılması, iyileşme sürecini yavaşlatabilir hatta durumu kötüleştirebilir. Bu nedenle kişiye özel egzersiz planı, mutlaka bir fizyoterapist veya ortopedi uzmanı tarafından düzenlenmelidir.

Tenisçi Dirseği Bandı Ne İşe Yarar? 

Tenisçi dirseği bandı, dirseğin hemen altına takılan ve kas-tendon yapısını desteklemeye yardımcı olan ortopedik bir aparattır. Bu bant, özellikle ön kol kaslarının dirseğe yapıştığı bölgedeki yükü azaltarak, ağrının hafifletilmesini sağlar. Bandın uyguladığı hafif baskı sayesinde kasın hareketi sırasında oluşan gerilim, tendonun yapışma noktasına doğrudan iletilmeden dağılır. Bu da hem ağrının azalmasına hem de mikro düzeydeki yırtıkların iyileşmesine katkı sağlar. Özellikle bilgisayar başında çalışanlar, tenis gibi raket sporları yapanlar veya el işiyle uğraşan kişiler için günlük kullanımda oldukça faydalıdır.

Tenisçi dirseği bandı, yalnızca ağrıyı azaltmakla kalmaz; aynı zamanda iyileşme sürecinde hareketi destekleyerek kişinin günlük aktivitelerine daha rahat devam etmesini sağlar. Ancak bu bandın yanlış veya sürekli kullanımı bazı durumlarda kas gücünde zayıflamaya yol açabileceği için, hekim ya da fizyoterapist önerisiyle ve doğru teknikle kullanılmalıdır. Ayrıca bant, tedavinin tek başına yeterli bir parçası değildir; istirahat, ilaç tedavisi, egzersiz ve gerekirse fizik tedavi ile birlikte kombine şekilde uygulanmalıdır. Özellikle egzersiz öncesi ve sonrası kullanıldığında daha etkili sonuçlar alınabilir.

Tenisçi dirseği bandı nasıl takılır?

Doğru noktayı belirleyin: Dirseğinizin dış tarafındaki kemiksi çıkıntıyı (lateral epikondil) bulun. Bu nokta, ağrının genellikle yoğunlaştığı yerdir. Bant, bu çıkıntının yaklaşık 2–3 parmak (3–5 cm) altına, ön kol kaslarının üzerine yerleştirilmelidir.

Bandın yönünü ayarlayın: Bandın üzerindeki destek pedi varsa, bu ped ön kolun dış kısmına (başparmak tarafına) gelecek şekilde konumlandırılmalıdır. Bu bölge, “extensor carpi radialis brevis” adlı kasın geçtiği yerdir ve tenisçi dirseği ile ilişkili temel kas yapısını oluşturur.

Bandı sabitleyin: Bant cilde doğrudan temas edecek şekilde, çok sıkı olmayacak biçimde sarılır. Parmaklarınızı bandın altına hafifçe sokabilecek kadar boşluk kalmalıdır. Aşırı sıkmak kan dolaşımını engelleyebilir, çok gevşek bırakmak ise etkisiz kalmasına neden olabilir. Genellikle egzersiz yaparken veya gün içinde ağrının arttığı aktivitelerde kullanılması önerilir; sürekli takılı kalması gerekmez.

İlk kullanımda bant uygulaması bir fizyoterapist veya ortopedi uzmanı tarafından gösterilirse, hasta hem doğru noktayı hem de uygun sıkılığı daha iyi öğrenebilir. Yanlış konumlandırma veya aşırı sıkılık tedavi sürecine zarar verebilir.

Artroskopik Tenisçi Dirseği Ameliyatı

Tenisçi dirseği hastalığında konservatif (ameliyatsız) tedavilere 6 ila 12 ay yanıt alınamazsa, yani ağrı ve fonksiyon kaybı devam ediyorsa, cerrahi seçenek gündeme gelir. Bu cerrahi işlemler günümüzde giderek artan oranda artroskopik yöntemle, yani kapalı ameliyat tekniğiyle uygulanmaktadır. Artroskopik yöntem, açık cerrahiye kıyasla daha az doku hasarına yol açar, iyileşme süresini kısaltır ve komplikasyon oranlarını düşürür.

Peki, artroskopik tenisçi dirseği ameliyatı nasıl yapılmaktadır? Hastaya genellikle genel anestezi ya da bölgesel sinir bloğu uygulanır. Hasta, ameliyat masasına yüzüstü ya da yan pozisyonda yatırılır. Kol, özel bir askı sistemiyle stabilize edilir ve ameliyat bölgesi steril şekilde hazırlanır. Dirseğe birkaç milimetrelik küçük kesiler (portal) yapılır. Bu kesilerden birine kamera (artroskop), diğerine ise cerrahi aletler yerleştirilir. Kamera sayesinde eklem içi büyütülerek görüntülenir ve cerrah işlemleri ekran üzerinden yapar.

Ameliyatın ana hedefi, dirsek dış tarafındaki “extensor carpi radialis brevis (ECRB)” tendonundaki dejenerasyonu (yıpranmış bölümü) çıkarmaktır. Yıpranmış tendon dokusu dikkatlice temizlenir ve sağlıklı dokular korunur. Gerekirse çevredeki iltihaplı bursalar da çıkarılır. Temizlenen tendon uçları düzgün bir şekilde bırakılır ve bazen mikroskopik düzeyde yeniden sabitlenir. İşlem sonrası artroskopi girişleri birkaç dikişle kapatılır. Ameliyat yaklaşık 30-60 dakika sürer. Hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir. İlk birkaç gün istirahat önerilir. Takiben fizik tedavi süreci başlar. Ameliyat sonrası rehabilitasyon, başarıda kilit rol oynar.

Artroskopik cerrahi sonrası hastaların büyük çoğunluğu ağrılarında belirgin azalma ve el-kol fonksiyonlarında iyileşme bildirir. Birleşik Krallık Ortopedi Derneği (BOA) verilerine göre, artroskopik tenisçi dirseği cerrahisi uygulanan hastaların %85-90’ı 3 ila 6 ay içinde tamamen iyileşmekte, %70’ten fazlası ise 6 hafta içerisinde işine dönebilmektedir.¹

Hastaların önemli bir kısmı günlük yaşam aktivitelerine 2-3 hafta içinde geri dönerken, sporcular ya da kol gücüyle çalışan bireylerde tam performans dönüşü 8-12 haftayı bulabilir. Ameliyat sonrası düzenli fizik tedavi ve egzersiz programlarına uyum gösteren bireylerde, uzun vadede nüks oranı oldukça düşüktür. Ayrıca artroskopik cerrahinin estetik avantajı (küçük kesi izleri) da hastaların yaşam kalitesine katkı sağlar.

Tenisçi Dirseği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tenisçi dirseği tedavi edilmezse, başlangıçta sadece hareketle hissedilen ağrı zamanla istirahatte bile devam eden kronik bir hal alabilir. Tendonlarda tekrarlayan mikrotravmalar sonucunda dejenerasyon gelişir ve bu durum kas gücünde azalma, el bileği hareketlerinde kısıtlılık ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi zorluklara yol açar. Özellikle el becerisi gerektiren işler, yazı yazma, bilgisayar kullanma veya basit bir bardağı tutma gibi eylemler bile ağrılı hale gelebilir. Uzun süreli tedavisizlik durumunda ise çevre dokularda iltihaplanma (tendinopati) artar, bu da cerrahi müdahale ihtimalini yükseltir ve iyileşme süresini uzatır. 

Tenisçi Dirseği İle İlgili Hastalarımızdan Gelen Sorular

 

Tenisçi dirseğinin en hızlı iyileşmesi için öncelikle zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalı, istirahat sağlanmalı ve erken dönemde buz uygulaması yapılmalıdır. Bununla birlikte fizyoterapist eşliğinde yapılan germe ve güçlendirme egzersizleri süreci hızlandırır. Gerekirse kortizon enjeksiyonları ve PRP gibi tedaviler de uygulanabilir. Uygun şekilde kullanılan dirsek bandı da iyileşmeyi destekler

Tenisçi dirseği ağrısı genellikle dirseğin dış kısmında başlar ama zamanla ön kola, el bileğine, nadiren de omuza doğru yayılabilir. Bazı hastalarda ağrı, özellikle el sıkma, kavrama ya da bir nesneyi kaldırma sırasında artar

İlk aşamada soğuk kompres, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ), istirahat ve el bileğini zorlamayan günlük aktiviteler faydalıdır. Ayrıca fizik tedavi, germe-egzersiz programları ve doğru şekilde kullanılan dirsek bandı da ağrının kontrolünde etkilidir.

Evet, bazı vakalarda ağrı ön kol boyunca yayılıp omuza kadar vurabilir. Bu durum genellikle kas-tendon zincirinin aşırı zorlandığı ya da sinir tutulumu geliştiği durumlarda görülür. Ancak omuz ağrısının başka nedenleri de olabileceği için dikkatli değerlendirilmelidir.

Tenisçi dirseği için uygulanan artroskopik cerrahi ortalama 60 ila 120 dakika sürer. Bu işlem genellikle günübirlik cerrahi şeklinde yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilir

Dirsek bandı gün içinde ağrının arttığı aktiviteler sırasında, ortalama 4 ila 6 saat süreyle kullanılmalıdır. Sürekli takılı kalması gerekmez, özellikle gece kullanımı önerilmez. Aşırı ve yanlış kullanım kaslarda zayıflamaya yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.