Hastanelerimiz:
background
Olekranon Bursiti

Olekranon bursiti, halk arasında dirsekte şişlik veya dirsek iltihabı olarak bilinen, dirsek arkasındaki bursanın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bursalar; eklem çevresinde sürtünmeyi azaltan, içi sıvı dolu küçük keseciklerdir. Bu keseciklerden biri olan olekranon bursasının iltihaplanması sonucunda dirsek arkasında belirgin bir şişlik, hassasiyet ve hareketle artan rahatsızlık ortaya çıkar. Dirsek çevresinde sık kullanıma veya travmaya bağlı oluşan bu tablo, hem günlük yaşamı hem de kol fonksiyonlarını etkileyebilir.

Olekranon bursiti tanısı genellikle klinik muayene ile kolayca konur; dirsekteki şişlik, ısı artışı ve ağrı gibi bulgular tanıda yol göstericidir. Tedavide istirahat, anti-enflamatuar ilaçlar, gerekirse sıvı aspirasyonu ve enfeksiyon varlığında antibiyotikler uygulanır. Bazı durumlarda ise el mikrocerrahi yöntemlerine başvurularak bursanın cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir.

Olekranon Bursiti Nedir?

Olekranon bursiti, dirsek arkasındaki olekranon çıkıntısının üzerinde bulunan bursanın aşırı sürtünme, tekrarlayan travma veya enfeksiyon nedeniyle iltihaplanmasıdır. Bu bursa normalde dirsek hareketleri sırasında tendon ve kemik arasında yastık görevi görür. Ancak irritasyon veya enfeksiyon sonucunda içindeki sıvı artar ve bu sıvı birikimi dirsek arkasında gözle fark edilen bir şişliğe yol açar. Hastalar genellikle “dirseğimin arkasında yumuşak bir baloncuk çıktı” şeklinde tarif eder.

Tıbbi olarak olekranon bursiti iki tipe ayrılır: aseptik (enfeksiyonsuz) ve septik (enfeksiyonlu) bursit. Aseptik bursit genellikle darbeye, sürtünmeye veya aşırı kullanıma bağlıyken, septik bursit özellikle ciltteki küçük kesiklerden giren bakterilerin bursaya ulaşmasıyla ortaya çıkar. Septik olekranon bursiti daha ciddi bir tablodur ve hızlı tedavi gerektirir.

Olekranon Bursiti Neden Olur?

Olekranon bursitinin en yaygın nedeni dirseğin sık darbe alması, sert yüzeylere yaslanması veya tekrarlayan hareketlere maruz kalmasıdır. Özellikle masa başında çalışan, dirseğini sürekli sert zemine dayayan kişilerde aseptik bursit sık görülür. Ayrıca sporcularda, ustalarda, tesisatçılarda ve beden işçilerinde dirsek çevresinin aşırı kullanımı bursanın tahriş olmasına neden olabilir. Kristal artrit yaşayan kişilerde (örneğin gut hastalığı) ürik asidin bursada birikmesi de bursit gelişimine yol açabilir.

Enfeksiyon kaynaklı (septik) olekranon bursiti ise genellikle dirsek çevresindeki küçük sıyrık veya kesiklerden giren bakteriler nedeniyle oluşur. Dirseğin hassas anatomik yapısı nedeniyle enfeksiyon bursaya kolayca yayılabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olanlarda, diyabet hastalarında ve kronik cilt sorunları yaşayan kişilerde septik bursit daha sık görülür. Tıbben bu durum dikkatle takip edilmesi gereken bir dirsek iltihabı türüdür.

Olekranon Bursiti Belirtileri

Olekranon bursitin en belirgin belirtisi, dirsek arkasında oluşan ve avuç içine alınabilecek büyüklüğe ulaşabilen bir şişliktir. Bu şişlik yumuşak, sıvı dolu ve genellikle hassastır. Dirsekte ısı artışı, kızarıklık ve dokunulduğunda ağrı olması olasıdır. Aseptik bursitte ağrı daha hafif seyrederken, enfeksiyonlu bursitte (septik bursit) şişlik daha sert, daha sıcak ve ağrı daha yoğundur. Hastalar dirseklerini tam bükmede zorlanabilir.

Septik bursitte belirtiler daha dramatiktir; ateş, titreme, dirsekte yoğun hassasiyet ve hızla artan kızarıklık görülebilir. Dirseğin üstüne yaslanmak, kaldırma hareketleri yapmak veya kolu tam açmak zorlaşır. Bazı hastalarda şişlik bir tenis topu büyüklüğüne kadar ulaşabilir. Bu durum tedavi edilmezse enfeksiyon yayılabilir ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

  • Dirsek bursiti dirsek arkasında belirgin, sıvı dolu bir şişliğe neden olur ve bu şişlik otururken ya da dirseği dayarken artırılmış rahatsızlık yaratır.
  • Septik olekranon bursiti kızarıklık, ısı artışı ve ateşle seyrederek acil müdahale gerektirebilir.
  • Dirsek iltihabı nedeniyle hareket kısıtlılığı, dirseği bükme veya dayama sırasında ağrı sık görülen belirtilerdir.
  • El mikrocerrahi değerlendirmesi gereken durumlar arasında hızlı büyüyen, ağrılı veya enfeksiyon bulguları içeren bursitler yer alır.

Olekranon Bursiti Tanısı

Olekranon bursiti tanısı büyük ölçüde klinik muayene ile konur. Dirsek arkasındaki karakteristik şişlik, ısı artışı, kızarıklık, hareketle ağrı gibi bulgular tanı koydurucudur. Muayenede şişliğin kıvamı, hassasiyet derecesi ve enfeksiyon bulguları dikkatle değerlendirilir. Doktor, bursanın içindeki sıvının enfeksiyon içerip içermediğini anlamak için gerekirse aspirasyon yaparak sıvıyı inceleyebilir.

Radyolojik görüntüleme her zaman gerekli değildir; ancak travma sonrası oluşan bursitlerde kırık olup olmadığını görmek için röntgen kullanılabilir. Ultrason ise bursanın içindeki sıvı miktarı ve yapısı hakkında detaylı bilgi verir. Septik bursit şüphesi varsa, alınan sıvının laboratuvar incelemesi tanıda en kritik aşamadır.

Olekranon Bursiti Tedavisi

Olekranon bursiti tedavisi, bursitin aseptik veya septik olmasına göre değişir. Aseptik bursitte ilk yaklaşım istirahat, dirseği sıkıştırmayan bandaj kullanımı, buz uygulaması ve dirseği darbelerden korumaktır. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar ağrıyı ve iltihabı azaltmada etkilidir. Bu süreçte hastanın dirseğini sert zemine dayamaktan kaçınması oldukça önemlidir.

Şişlik belirgin olduğunda doktor tarafından yapılacak aspirasyon (bursadaki sıvının boşaltılması) rahatlama sağlar. Eğer bursit tekrarlayıcı ise steroid enjeksiyonları uygulanabilir. Bu işlem inflamasyonu azaltarak dirsek bursitinin tekrarını önleyebilir. El mikrocerrahi uzmanları tarafından yapılan bu işlemler, doğru vakalarda oldukça başarılı sonuçlar verir.

Septik bursitte ise tedavi daha agresiftir. Aspirasyonla alınan sıvının kültüre gönderilmesi ve uygun antibiyotiğin başlanması kritik önem taşır. Enfeksiyon şiddetliyse damar içi antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Tedaviye rağmen iyileşmeyen veya tekrarlayan vakalarda cerrahi olarak bursa çıkarılabilir.

Olekranon Bursiti Ameliyatı

Olekranon bursiti ameliyatı, özellikle kronik, tekrarlayıcı, septik veya konservatif tedavilere yanıt vermeyen bursitlerde tercih edilen cerrahi bir müdahaledir. Tıbbi olarak bu işlem “bursektomi” olarak adlandırılır. Ameliyatta amaç, iltihaplanmış ve işlevini kaybetmiş bursanın tamamen çıkarılması ve dirsek çevresinde tekrar sıvı birikimine neden olan patolojik dokuların temizlenmesidir. Cerrahi işlem sırasında olekranon bölgesindeki cilt altı dokular dikkatle kaldırılır ve bursa, çevredeki sağlam dokulara zarar verilmeden total olarak eksize edilir. Septik bursitte ayrıca enfekte dokuların tamamının temizlenmesi, gerekirse irrigasyon yapılması önemlidir.

Bursektomi çoğunlukla lokal anestezi + sedasyon, bazı durumlarda rejyonal blok veya genel anestezi altında uygulanır. Cerrahi kesi, dirsek arkasındaki gerilimi azaltacak şekilde posteromedial veya posterolateral hatta yapılır. Cilt doğrudan olekranon üzerinde çok ince olduğundan kanlanması sınırlıdır; bu nedenle cerrah cilt fleplerini mümkün olduğunca nazikçe kaldırarak nekroz gelişmemesi için özen gösterir. Bursa çıkarıldıktan sonra bölge irrigasyonla temizlenir, kanama kontrolü sağlanır ve cilt altı boşluğun tekrar sıvı biriktirmemesi için dren yerleştirilebilir. Daha sonra dokular anatomik planlara uygun şekilde kapatılır.

Ameliyat sonrası dönemde dirseğin tamamen hareketsiz bırakılması önerilmez; çünkü eklem sertliği gelişebilir. Bu nedenle cerrahın yönlendirmesiyle erken pasif hareketler başlatılır. Hastalarda genellikle ilk birkaç gün içinde ödem azalır, dikişler 10–14 gün sonra alınır. Septik bursit nedeniyle ameliyat yapıldıysa kültür sonuçlarına göre uygun antibiyotik tedavisi birkaç hafta devam eder. Total bursektomi sonrası nüks oranı oldukça düşüktür; çünkü inflamasyon ve sıvı birikimine neden olan bursa tamamen çıkarılmıştır. Ancak cilt altı potansiyel boşluk nedeniyle nadiren seroma oluşabilir; bu durumda ek aspirasyon gerekebilir.

Olekranon Bursiti Ameliyatı Sonrası Dönem

Olekranon bursiti ameliyatından sonra iyileşme süreci, yapılan cerrahinin tipine (aseptik ya da septik bursit), çıkarılan dokunun genişliğine ve hastanın doku iyileşme hızına göre değişebilir. Ameliyat sonrası ilk amaç şişliği kontrol altına almak, enfeksiyon riskini azaltmak ve dirsek fonksiyonunu korumaktır. Operasyondan sonra genellikle dirseğe hafif bir kompresyon bandajı uygulanır ve bölgenin kalp seviyesinin üzerinde tutulması önerilir. Bu, ödemi azaltmaya yardımcı olur. Bazı hastalarda operasyon sonrası ilk 24–48 saat boyunca dren kullanılır; dren, seroma ve kan birikimini engellemek için önemlidir.

Ameliyat sonrası erken dönemde tamamen hareketsiz bırakmak uygun değildir; çünkü dirseğin uzun süre sabit kalması eklem sertliğine ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Bu nedenle cerrahın önerisi doğrultusunda erken pasif hareket, ardından kontrollü aktif hareket egzersizleri uygulanır. Hastanın ağır kaldırmaktan, dirseğini sert yüzeylere dayamaktan ve tekrarlayıcı hareketlerden birkaç hafta kaçınması önerilir. Aşırı efor, yaranın gerginleşmesine ve yeniden sıvı birikimine neden olabilir.

Eğer ameliyat septik bursit nedeniyle yapılmışsa, postoperatif süreç daha yakından takip edilir. Ameliyatta alınan kültür sonuçlarına göre uygun antibiyotik tedavisi düzenlenir ve bu tedavi genellikle 2–4 hafta sürdürülür. Hastada kızarıklık, artan şişlik, ateş, akıntı gibi bulgular gelişirse erken değerlendirme yapılması gerekir. Tam bursektomi sonrası nüks oranı düşük olsa da, nadiren cilt altı boşlukta seroma oluşumu görülebilir; bu durumda ek aspirasyon gerekebilir. Dikişler 10–14 gün içinde alınır ve çoğu hasta 3–6 hafta içinde normal günlük aktivitelerine dönebilir.

Olekranon bursiti, dirsekte belirgin şişliğe ve rahatsızlığa neden olan, hem aseptik hem de enfeksiyon kaynaklı ortaya çıkabilen bir durumdur. Erken tanı ve uygun tedaviyle dirsek bursiti büyük oranda kontrol altına alınabilir. Dirsek iltihabı septik özellik taşıyorsa hızlı müdahale çok önemlidir. Geciktirilen vakalarda enfeksiyonun yayılma riski artar.

El mikrocerrahi alanındaki gelişmeler, hem tanı hem de tedavi sürecinde güvenli seçenekler sunmaktadır. İleri vakalarda bile cerrahi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilir. Bu nedenle dirsek arkasında ani başlayan şişlik, kızarıklık veya ağrı varlığında zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurmak en doğru yaklaşım olacaktır.