Hastanelerimiz:
background

Skafoid Kırıkları

Birçok ince yapıyı bünyesinde barındırdığı için, insan vücudunun en karmaşık yapılarından biri el bileğidir. Skafoid kemiği bu yapılardan biridir. Bilek hareketleri ve bileğin stabilitesi açısından önemli bir kemiktir. Düşme, çarpma ya da ezilme sonucunda kemikte kırıklar meydana gelebilir. Doğru teşhisi, etkili bir tedavi için oldukça önemlidir. Skafoid kırığı, doğru tedavi edilmediğinde ilerleyen dönemlerde ciddi komplikasyonlara neden olabileceği için hem doğru tanı konması hem de erken teşhis olması oldukça önemlidir.    

Skafoid Kırığı Nedir?

El bileğinde 8 adet küçük kemik bulunmaktadır. Bu kemiklerden biri skafoid olarak adlandırılmaktadır ve kırılması dahilinde skafoid kırığı oluşmaktadır. Düşme, çarpma, darbe alma gibi nedenlerle oluşabildiği gibi elin geriye doğru zorlanması ile de kırık meydana gelebilmektedir. El bileği kırıklarının %60’ını oluşturan skafoid kırıklarının en sık rastlanan nedeni de elin geriye doğru zorlanmasıdır. 

Skafoid kemiği şekil olarak fasulyeye benzer ve işlevi el bileğinin hareketini ve dayanıklılığını sağlamaktır. Komşu el bileğinin hareketlerinin de koordine edilmesini sağlayarak elin kaldıraç şeklinde hareket etmesine yardımcı olur.         

Skafoid Kırığı Belirtileri Nelerdir?

Skafoid kırığı belirtileri diğer el bileği rahatsızlıkları ile karıştırılabilir. Ancak en sık rastlanan belirti, el bileğinin başparmağa yakın olan kısmında hissedilen hassasiyet ve şişliktir. Bu semptom ile başparmağın hareket ettirilmesi esnasında ağrı hissedilebilir veya başparmak hareket ettirilmek istendiğinde hareket kısıtlılığı yaşanabilir. Kırığın olduğu bölgede morluklar meydana gelebilir ve şişlik hissedilebilir. Kimi zaman ise, kanama belirtisi de görülebilir. 

Hissedilen ağrı el hareket ettirilmiyorken yani dinlenme döneminde dahi devam ediyorsa, dikkat edilmesi gereken semptomlar arasında yer alabilir. Klinik veriler, skafoid kırıklarının %25’inin belirtiler hafif olması nedeniyle anlaşılamadığını öne sürmektedir. Basit bir burkulma olarak anlaşılabilen kırıklar ihmal edilmeye açıktır. Bu nedenle ağrı hissedildiğinde hekime danışılması teşhis ve tedavinin etkili bir şekilde ilerleyebilmesi için oldukça önemlidir.      

Skafoid Kırığı Neden Olur?

Skafoid kırığı neden olur sorusunun en yaygın cevabı, düşmelerdir. Avuç içi açık bir şekilde yere düşüldüğünde el bileği geriye doğru yatabilir. Bu durumda skafoid kemiğinde kırık oluşabilir. Bununla birlikte çarpma ve ezilme gibi durumlarda kırık ile sonuçlanabilir. Bir başka nedeni ise, vücut düşme sonrasında şoku absorbe edebilmek için el bileğine yük bindirdiği için skafoid kemiğinde kırık meydana gelebilir.

Bir rahatsızlığın nedeni ancak genel bir açıklamayla tanımlanabilir. Çünkü rahatsızların nedenleri ve belirtileri kişiden kişiye göre, kişinin yaşına, sağlık geçmişine, sahip olduğu genetik faktörlere göre değişebilmektedir. Örneğin, eğer bir kişide kemik erimesi (osteoporoz) varsa kemik güçsüzlüğünden kaynaklı olarak skafoid kırığının bir nedeni olarak açıklanabilir. Skafoid kemiği kan dolaşımının zayıf daha zayıf olduğu bir bölgede yer almaktadır. Bu durumi kırığın iyileşmesini süresini uzatabilmektedir.  

Skafoid Kırığı Teşhisi Nasıl Konur?

Skafoid kırığı teşhisi için fiziki muayene gerekir ve görüntüleme yöntemlerinden yardım alınır. İlk olarak bakılan bölge genellikle “anatomik enfiye çukuru” şeklinde adlandırılan bölgedir ve hassasiyetine bakılır. Radyolojik görüntülemeler ile kırığın ilk tespitinin yapılması hedeflenir. Yapılan araştırmalar, erken teşhisin oluşabilmesi muhtemel olan komplikasyonları %30 oranında azalttığını göstermektedir. .  

Muayenede el bileğinin başparmak tarafına doğru olan bölgesine bastırıldığında ağrı saptanır. El bileği röntgeninde, skafoid kemiğe özellikle dikkat etmek gerekir. İlk gün çekilen grafilerde mevcut skafoid kırığı görülemezse, hastanın el bileği atele alınır ve 10 gün sonra yeniden gözlemlenir. Mümkünse, 10 gün beklenmeden MR veya bilgisayarlı tomografi ile tanı netleştirilmelidir.

Skafoid Kırığı Tedavi Yöntemleri 

Skafoid kırığı nasıl tedavi edilir sorunun cevabını verebilmek için, öncelikle cerrahi yöntemler ve cerrahi olmayan yöntemler şeklinde ikiye ayırmak gerekir. Burada kişinin yaşı, genetik yatkınlıkları ve sağlık durumu gibi faktörler önem taşımaktadır. Cerrahi olmayan tedaviler, yerinden oynamamış, basit kırık olarak tanımlanabilecek vakalarda uygulanır. 

Alçılı tedavi yerinden oynamamış kırıklarda; ön kol el ve başparmağı içine alan alçılı tedavi uygulanır. Alçılı tedavi süresi ortalama 6-10 haftayı bulur. Kırığın oluştuğu bölgeye göre kırığın kaynama süresi değişir. Bunun nedeni, skafoid kemiğin her bölgesindeki kanlanmanın farklı olmasıdır. Kırık oluşumu sonrasında kaynama hızı, kırık kemiğin kanlanmasını etkilemektedir. Özellikle 1/3 ön kısım yani ön kola yakın kısımdaki skafoid kırıklarında cerrahi önerilmesi bu nedenledir. 

Skafoid Kırığı Ameliyatı

Cerrahi olmayan yöntemlerin etkili olmadığı noktada tercih edilen cerrahi yöntemler, skafoid kırıklarında genellikle yerinden oynamış kırıklarda tercih edilir. Amaç, oluşan kırık parçaların doğru bir şekilde hizalanmasını sağlamak ve kemiği stabil hale getirmektir. Vida ve çiviler ile kırığın oynamaması sağlanır. Bazen vücudun başka kısımlarından kemik alınarak bu bölgede kullanımı gerekir. Ayrıca uzun alçılama süresi nedeni ile ayrışmamış kırıklarda da kapalı yöntemle vida ile uygulaması önerilmektedir. Ameliyat sonrasında hekimin yönlendirmesi ile fizik tedavi sürecine başlanmaktadır. 

Skafoid Kırıklarında Komplikasyonlar Nelerdir?

Tedavi edilmeyen ya da teşhisi ve tedavisinde geç kalınmış skafoid kırıkları daha sonrasında komplikasyonlara yol açabilmektedir. En sık karşılaşılan komplikasyon ise kanlanma problemleri ile öne çıkmaktadır.Skafoid kemiğinin yeterince kanlanmaması durumunda avasküler nekroz gelişebilmektedir. Yanlış kaynama durumlarda ise, kırığın hizalanmaması nedeniyle fonksiyon kayıplarıyla ve korinkleşen ağrılarla karşılaşılabilmektedir. 

Kırığın uzun vadede tedavi edilemediği durumlarda ise, hastalarda el bileği artiriti gelişebilmektedir. Bununla birlikte, tedavi sürecinde, erken kireçlenme olmaması için kemik aşısı alınmalı ve kırık hattına cerrahi müdahale yapılmalıdır. Cerrahide kemik uçlarını kanlandırmak üzere müdahale gerekir. Kırık sonucu oluşan kireçlenme eğer kırık nedeniyle el bileğinde kireçlenme gelişmişse cerrahi olarak tedavi etmek gerekir. Kireçlenmenin şiddetine göre uygun cerrahi işlem el cerrahı tarafından seçilir.

Hastalarımızdan Gelen Sorular

Evet, el bileğinde bulunan skafoid kemiği kırıkları tedavi edilebilen travmalardır. Kırığın tipi, yer değiştirme durumu ve kırığın üzerinden geçen zaman tedavi sürecini doğrudan etkiler. Yer değiştirmemiş, yani stabil kırıklar genellikle cerrahi dışı yöntemlerle, yani alçı veya atel kullanımı ile tedavi edilebilir. Bu tür durumlarda bilek hareketi kısıtlanır ve kemiğin doğal şekilde kaynaması sağlanır. Ancak bazı vakalarda kırık yerinden oynamışsa ya da kırık uzun süre fark edilmeden kalmışsa cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi sonrası iyileşme sürecinde hastaya özel fizik tedavi ve rehabilitasyon programları önerilir. Bu sayede el bileğinin hareket kabiliyeti geri kazanılır, ağrı ve fonksiyon kaybı minimize edilir. Uygun tedaviyle çoğu hastada tam iyileşme mümkündür.

Skafoid kırığı için kullanılan atel, özellikle el bileği ile başparmağı sabitleyerek bölgedeki hareketi sınırlamayı ve kemiğin güvenli bir şekilde kaynamasını amaçlar. Bu atel, kırık bölgesine gelen dış etkileri azaltır ve iyileşme sürecinde önemli bir destek sağlar. Genellikle alçıya alternatif olarak kullanılan bu yöntem, erken evre kırıklarda başarılı sonuçlar verir. Atelin takılma süresi genellikle 6 ile 12 hafta arasında değişmektedir. Bu süreçte hastaların doktorun önerdiği şekilde düzenli kontrollerini yaptırması, atel kullanımına özen göstermesi ve belirtilen süre boyunca bileğini zorlamaması gerekir. Gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle kırığın kaynama durumu takip edilir. Uygun kullanımla cerrahiye ihtiyaç duyulmadan başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Skafoid kırığı cerrahiyle tedavi edildiyse, iyileşme süreci bireyin kemik yapısına, yaşına, yaşam tarzına ve cerrahi sonrası bakımına bağlı olarak değişebilir. Genellikle ameliyat sonrası ilk 6-8 haftalık dönemde bilek hareketleri ciddi şekilde kısıtlanır ve atel veya alçı ile desteklenir. Bu süre içinde kırığın kaynaması izlenir ve ağrı kontrolü sağlanır. Cerrahi sonrası dönemde en önemli aşama rehabilitasyondur. Atel çıkarıldıktan sonra fizyoterapi programına başlanır ve bileğin eski hareket açıklığını kazanması hedeflenir. Hastaların egzersizlere düzenli katılımı, kas gücünün geri kazanılması ve eklem sertliklerinin önlenmesi açısından kritiktir. Bu süreçte sabırlı olmak, doktor ve fizyoterapistin önerilerine eksiksiz uymak tedavinin başarısını artırır.

Skafoid kırıkları erken dönemde teşhis edilmediğinde veya tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle bu kemiğin kan dolaşımı sınırlı olduğu için kırık kaynamayabilir ve zamanla kaynamama (non-union) veya avasküler nekroz gibi sorunlar gelişebilir. Bu da bilekte kalıcı ağrı, hareket kısıtlılığı ve zamanla kireçlenmeye neden olabilir. Tedavi edilmeyen skafoid kırıkları ayrıca bilek fonksiyonlarını önemli ölçüde etkileyerek, günlük yaşamda basit hareketlerin bile zorlaşmasına neden olabilir. Bu gibi durumlarda daha ileri düzey cerrahiler ve uzun süreli rehabilitasyon gerekebilir. Bu nedenle herhangi bir el bileği travmasında erken teşhis ve müdahale büyük önem taşır

Skafoid kırığı genellikle düşme sonucu elin üzerine alınan darbelerle oluşur ve ilk etapta belirgin bir şikayet yaratmayabilir. Ancak bilekte ağrı, şişlik ve özellikle başparmak tabanı hizasında hassasiyet gibi bulgular varsa, bu kırık şüphesiyle mutlaka değerlendirme yapılmalıdır. Klinik muayeneyle birlikte radyolojik görüntüleme yöntemleri tanıda önemli rol oynar. Standart röntgen filmleri çoğu zaman yeterli olsa da bazı erken dönem kırıklar röntgende görünmeyebilir. Bu gibi durumlarda ileri görüntüleme yöntemleri, özellikle MR veya BT (bilgisayarlı tomografi), tanıyı netleştirmede kullanılır. Doğru ve erken tanı, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkilediği için, travma sonrası bilek ağrısı ciddiye alınmalıdır

Blog