Hastanelerimiz:
background

El Yaralanmaları ve İş Kazaları

El Yaralanmaları ve İş Kazaları

Emot Hastanesi’nin Türkiye’nin ilk El Mikrocerrahi, Ortopedi ve Travmatoloji özel dal hastanesi olduğunu biliyor muydunuz? 1991 yılında sağlık çalışanları tarafından kurulan ve yalnızca 10 yataklı bir hastane olarak hizmet vermeye başlayan EMOT Hastanesi, bugün yüzlerce hastasını sağlığına kavuşturmanın gururunu yaşamaktadır ve başarılarıyla El ve Mikrocerrahi alanında ön plana çıkmaktadır. 

İş kazası istatistiklerine göre Türkiye, Dünya’da 4. sırada yer almaktadır. İş kazaları ise en fazla el, ayak ve ekstremite dediğimiz yerlerde rastlanmaktadır. Ülkemizde resmi rakamlara göre yılda 500.000 iş kazası gerçekleşmektedir ve hastaların çoğunluğu 18 - 40 yaş aralığındaki genç ve üretken kişilerdir. İş kazalarının tedavisinde 1980’li yıllardan itibaren mikrocerrahi büyük bir çığır açmıştır. Böylece kopan bir çok uzun yerine dikilebilmiş ve hastaların ekstremite dediğimiz uzuvları tekrar işlevini yerine getirebilir hale getirilmiştir.   

Hızlı müdahale ve tedavi sırasında son teknolojik ekipmanların kullanılması ile birçok hasta yeniden sağlığına kavuşmaktadır. Mikrocerrahinin gelişmesi daha önce tedavisi mümkün görünmeyen hastalıkların tedavisinde olumlu sonuç alınmasını sağlamıştır. Alanında uzman hekimlerin tecrübesi, iyileşme sürecini olumlu anlamda etkilemektedir.    

İş Kazalarında El Yaralanmaları 

El yaralanmaları sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Özellikle iş kazaları söz konusu olduğunda yaygın olarak rastlanmaktadır. Ufak kesiklerin oluşturduğu yaralanmalardan, doku kayıplarına ve hatta kopmalara kadar farklı derecelerde karşımıza çıkmaktadır. Özellikle parmakların hareket etmesini sağlayan sinirler, tendonlar ve damarların hasar aldığı durumlarda etkili bir tedavi gerektirmektedir. Zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmeyen durumlarda kalıcı işlev kayıpları ile karşılaşılabilir. 

Kesici aletler, ağır ekipmanlar, makineler ve kimyasal maddelerle temas halinde bulunan kişiler risk altında görülmektedir. En fazla iş kazasının rastlandığı sektörlerin başında ise, sanayi, inşaat ve tarım gelmektedir. El yaralanmaları farklı sebepler ile olabilmektedir ancak yaygın olarak görülen yaralanmalar kesikler, yırtılmalar, ezilmeler, kırıklar, tendon ve sinir yaralanmaları ve amputasyonlar şeklindedir. 

Cam ve metal gibi keskin aletlerin teması sonucunda tedavi edilmesi gereken kesikler ve yırtıklar meydana gelebilir. Ağır nesnelerin el ve ya bileğin üzerine düşmesi ya da çarpmasıyla ezikler ve kırıklar oluşabilir. Kesiklerde ise karşımıza tendon ve sinir yaralanmaları çıkmaktadır. Bu durumda hareket kabiliyeti kısıtlanabilmektedir. Kopmalar ile beraber parmak ve el kaybının yaşanabildiği durumlarda ise, amputasyonlardan bahsedilebilir.

El yaralanmalarının etkileri fiziksel olarak görülür ancak kişiyi psikolojik olarak da etkileyebilmektedir. Günlük yaşam aktivitelerini yerine getirirken yaşanan zorluklar ve iş kaybı gibi nedenler bireyleri zorlayabilmektedir. Bu durum el yaralanmalarında hızlı ve etkili bir tedavinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.   

İş Kazaları ve El Yaralanmalarında Tedavi Süreci 

Mikrocerrahi sırasında operasyon mikroskobu gibi son teknolojik ekipmanlar kullanılır ve milimetrik çaptaki damar ve sinirlerin onarılması hedeflenir. El mikrocerrahi için devrim niteliğinde bir yöntemdir. Bunun nedeni, tedavisi mümkün olmayan birçok rahatsızlığın mikrocerrahi sonrasında tedaviye uygun hale gelmiş olmasıdır. Yüksek hassasiyet gerektiren bu teknik ile damar, sinir ve tendon gibi yapıların onarımı amaçlanır. Emot Hastanesi, bu alanda gerçekleşen ve yıllara dayanan uzmanlığı sayesinde yüksek bir başarı oranına sahiptir. 

Mikrocerrahi, birçok rahatsızlığın tedavisini mümkün kılmıştır. Rahatsızlığın çeşitlerine göre de tedavi yöntemleri kişiden kişiye göre değişmektedir. Tedavi edilen başlıca durumların arasında kopmuş uzuvların yerine dikilmesi yer almaktadır. Bu durumda hızlı şekilde müdahale edebilmek, etkili bir tedavinin ilk koşulu olmaktadır. Damar yaralanmalarının tedavisi, sinir hasarlarının onarılması ve tendon transferleri de mikrocerrahi uygulanabilen operasyon arasında yer almaktadır.  El fonksiyonlarının yeniden kazanılması ile kişilerin günlük hayatlarına hızlı şekilde adapte olması sağlanmaktadır. 

Mikrocerrahi bir ekip çalışmasıdır. Ameliyatları uzun sürmektedir. Bu ise ancak ciddi bir fedakarlık ile mümkün olmaktadır. Tedavisi üç yönde fayda sağlar. Bu faydalardan birincisi, hasta erken işe döner hem moralini hem de ekonomik durumunu iyileştirebilir. Bir diğeri, iş veren ciddi bir maliyetten kurtulurken aynı zamanda vicdani yükünü azaltır. Diğer bir fayda ise, etkili bir tedavinin, tedavi sırasında oluşabilecek komplikasyonlardan hastayı koruyarak, iyileşmesi sürecini hem moral açısından hem de iş hayatına yeniden sağlıklı bir şekilde yeniden dönebilmesi açısından etkilidir. 

Adı kaza olan bir olayı tamamen önlemek ne yazık ki mümkün değildir. Ancak önemli olan kaza sonrası sürecin profesyonel bir şekilde yönetilerek tedavi ve tedavi sonrasındaki zamanların en etkili şekilde geçirilmesini sağlamak olmalıdır. Emot Hastanesi 33 yıldır iş kazalarını iyi bir şekilde tedavi ederek hastaların erken dönemde işe dönmesini ve sosyal hayata tutunmalarını sağlayarak istihdamın devam etmesini sağlamaktadır.    

El Yaralanmaları Tedavisi Sonrası Süreç Nasıldır?

El yaralanması birçok farklı şekilde olabilmektedir. Tedavinin mümkün olduğu durumlarda, alanında uzman ve deneyimli hekimlerin yönlendirmesi ile kişiye özel bir tedavi yöntemi uygulanır. Tedavi sonrası süreç ise, en az tedavi kadar önemlidir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon ile kişinin el sağlığına yeniden kavuşması amaçlanır. Elin eski gücünü yeniden kazanması ve hareket kabiliyetine kavuşması günlük aktivitelerin sekteye uğramadan gerçekleştirilmesi açısından önem taşımaktadır. 

Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci rahatsızlığın çeşidine ve gerçekleştirilen tedavi yöntemine göre değişiklik göstermektedir. Bu süreçte uygulanan belli başlı yöntemler vardır. Öncelikle sinir ve tendonların hareketini destekleyen tedaviler uygulanmaktadır. Kas gücünü destekleyen ve kas gücünü artırmaya yönelik uygulanan tedaviler ile beraber hareket kabiliyetinin artırılması hedeflenir. Parmak ve el egzersizlerinde ise, kişinin günlük aktivitelerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilmesi hedeflenmektedir.     

Araştırmalar fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecini aksatmadan tamamlayan hastaların, diğerlerine göre çok daha hızlı bir şekilde günlük hayatlarına dönebildiğini göstermektedir. Bu nedenle aktif katılımın tedavinin başarısını artıran en önemli etkenlerden biri olduğu söylenebilir. 

El Yaralanmalarında Hızlı Müdahalenin Önemi

İş kazalarını önlemenin en etkili çözümü, önlem almaktır. Özellikle risk taşıyan sektörlerde hem iş yeri tarafından önlemlerin alınması hem de çalışan tarafından önlem amaçlı konulan kurallara uyulması büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte meydana gelen el yaralanmalarında öncelikle müdahalenin hızlı bir şekilde gerçekleştirilebiliyor olması etkili bir tedavinin ilk adımı olmaktadır. 

Hızlı müdahalenin en önemli olduğu yaralanmalar amputasyon vakalarıdır. Kopma, yarı kopma gibi vakalarda ilk müdahalenin doğru yapılması, ilk yardımın ise doğru şekilde uygulanması tedavi sürecini doğrudan olumlu ya da olumsuz şekilde etkilemektedir. Örneğin, kopma ve yarı kopma vakalarında hastanın tam anlamıyla iyileşebilmesi için ilk müdahalenin yalnızca 6 saat içinde gerçekleşmesi gerekmektedir. 

Emot Hastanesi, iş kazası nedeniyle gerçekleşen el yaralanmalarının tedavisinde uzmanlaşmış ve uzun yıllar boyunca elde ettiği deneyimi sayesinde birçok hastasının günlük yaşamına sağlıklı bir şekilde geri dönebilmesini sağlamıştır. Kapsamlı şekilde gerçekleştirilen tedavi sürecine fizik tedavi ve rehabilitasyon aşamasını da dahil ederek, iyileşme süreci boyunca hastalarını takip etmekte ve el fonksiyonlarının yerine gelmesini amaçlamaktadır.   

Hastalarımızdan Gelen Sorular

El yaralanmalarında ilk müdahale, hasarın boyutunu belirlemede ve iyileşme sürecini yönlendirmede kritik bir rol oynar. Kanama varsa temiz bir bezle baskı uygulanmalı, yara bölgesi steril suyla hafifçe temizlenmeli ve el mümkünse kalp seviyesinden yukarıda tutulmalıdır. Kopan doku veya parmak varsa, temiz ve nemli bir bezle sarılarak buzdolabı ısısında muhafaza edilmelidir. Ancak doğrudan buzla temas ettirilmemelidir. İlk müdahale sonrası en kısa sürede el cerrahisi konusunda deneyimli bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Bu süreçte yapılan doğru uygulamalar, fonksiyon kaybını önleyebilir.

Evet, el yaralanmaları özellikle iş kazalarında sık görülen ve ciddi iş gücü kayıplarına yol açabilen travmalardır. Elin karmaşık yapısı; kaslar, tendonlar, sinirler ve damarların koordineli çalışmasını gerektirir. Bu yapıların herhangi birinde meydana gelen hasar, kişinin iş yapma kapasitesini doğrudan etkiler. Özellikle üretim, montaj, inşaat gibi el gücünün yoğun kullanıldığı sektörlerde çalışan bireylerde fonksiyon kaybı, hem geçici hem de kalıcı iş kayıplarına neden olabilir. Erken tanı, doğru cerrahi yaklaşım ve etkili bir rehabilitasyon süreciyle, bu kayıplar en aza indirilebilir.

İş kazalarında en sık karşılaştığımız el yaralanmaları arasında kesiler, ezilmeler, tendon kopmaları, sinir ve damar yaralanmaları, parmak amputasyonları ve kırıklar yer alır. Özellikle ağır sanayi, marangozluk, metal işleri ve tarım sektöründe çalışan bireyler, yüksek risk altındadır. Makineyle temas, kesici-delici alet kullanımı ya da dikkatsizlik sonucu gelişen travmalar, elin yapısını bozabilir ve acil müdahale gerektirebilir. Bu tür vakalarda mikrocerrahi yöntemler sayesinde dokuların onarımı mümkün olmakta, ancak müdahale geciktiğinde kalıcı kayıplar yaşanabilmektedir.

Cerrahi olarak başarılı bir şekilde onarılan el yapıları, ancak doğru bir rehabilitasyon süreciyle fonksiyonlarını tam anlamıyla geri kazanabilir. Özellikle sinir ve tendon onarımlarından sonra, elin kas gücü, hareket kabiliyeti ve his fonksiyonları zaman içinde ve düzenli egzersizlerle geri gelir. Rehabilitasyon süreci, kişiye özel planlanmalı ve fizyoterapist eşliğinde yürütülmelidir. Aksi takdirde eklem sertlikleri, kas atrofisi ve hareket kısıtlılığı gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Sabır, motivasyon ve disiplin bu sürecin en önemli anahtarlarıdır

Blog

Video