Gün içinde en fazla yük taşıyan ve belki de bu nedenle travmalara en sık maruz kalan eklemlerimizden biri ayak bileğidir. Bu nedenle düşme, çarpma ya da kazalara bağlı travmalar, genetik faktörler ya da dejeneratif süreçlere bağlı nedenlerle meydana gelen patolojiler, kişilerin günlük hayatlarını büyük oranda sekteye uğratabilmektedirler.
Son yıllarda gelişen teknolojiler tıp dünyasına da yansımış ve uzun iyileşme süreçleri gerektiren cerrahi yöntemler yerini, minival invazif bir yöntem olan artroskopik cerrahiye bırakmıştır. Etkinliği ve avantajları bilimsel olarak kanıtlanmış olan artroskopi ile ayak bileği rahatsızlıkları da tedavi edilebilmekte ve teşhis aşamasında uygulanabilmektedir. Bu yazıda, ayak bileği artroskopisinin ne olduğu, hangi hastalıklarda uygulandığı, avantajları ve ameliyat sonrası iyileşme süreci detaylı bir biçimde ele alınacaktır. Keyifli okumalar dileriz.
Makalemizde yer alan konu başlıkları:
- Ayak bileği artroskopisi nedir?
- Ayak bileği artroskopisi nasıl yapılır?
- Ayak Bileği Artroskopisi Hangi Hastalıklarda Uygulanmaktadır?
- Ayak Bileği Artroskopisi Avantajları nelerdir?
- Ayak Bileği Ameliyatı Neden Yapılır?
- Ayak Bileği Artroskopisi Ameliyatı
- Ayak Bileği Artroskopisi Ameliyatı Sonrası
- Hastalarımızdan Gelen Sorular
Ayak bileği artroskopisi nedir?
Ayak bileği artroskopisi cerrahi bir işlemdir. Eklem içi patolojilerin doğrudan görüntülenmesi sayesinde hem tedavi hem de tanı amaçlı kullanılmaktadır. Artroskop adı verilen küçük bir kamerayla gerçekleştirilen görüntüleme işlemleri yaklaşık olarak 4-5 mm’lik küçük kesiler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Böylece ayak bileğinde bulunan eklem içi dokularının da minimal invaziv bir yaklaşımla değerlendirilmesi mümkün olmaktadır.
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte artroskopik cihazlar daha hassas hale gelmiş ve özellikle ayak bileği gibi dar alanlarda güvenli cerrahi müdahaleleri mümkün kılmıştır. Artroskopi ile eklem yüzeyleri, sinovyal membran, bağ yapıları ve kıkırdak dokular yüksek çözünürlüklü görüntüleme eşliğinde değerlendirilmekte, aynı seansta patolojilere yönelik girişimlerde bulunabilmektedir. Klasik cerrahiye göre (açık ameliyat) daha kısa sürede ve daha düşük komplikasyon oranlarıyla sonuç alınabilen ayak bileği artroskopisi, kişilerin hızlıca günlük hayata yeniden adapte olmalarına fayda sağlamaktadır.
Ayak bileği artroskopisi nasıl yapılır?
Ayak bileği artroskopi işlemi genellikle spinal anestezi ya da genel anestezi altında yapılır. Spinal anestezi bölgesel bir anestezi yöntemidir. Omurilik çevresine enjeksiyon aracılığıyla anestezik madde verilir ve geçici bir süre ile belden aşağısının hissizleştirilmesinin sağlanması amacıyla yapılır.
Hasta öncelikle sırtüstü yatırılır ve ayak bileğinin özel bir cihazla sabitlenmesi sağlanır. Görüş alanını genişletmek amacıyla eklem içine sıvı enjekte edilir. Artroskop adı verilen ve ucunda bir kamera olan cihaz ile görüntülemenin gerçekleşmesi sağlanır. İşlem minival invaziv olduğu için, operasyonun gerçekleşeceği bölgeye küçük kesiler açılır. Cerrahi işlem, "portal" adı verilen özel anatomik noktalardan yapılan küçük kesiler yoluyla gerçekleştirilir.
Portallar açıldıktan sonra, görüntüleme işlemini sağlayan artroskop bir portaldan içeri yerleştirilir. Diğer portal ise tedaviyi gerçekleştirecek olan aletlerin giriş-çıkışı için kullanılmaktadır. Böylelikle, eklem içinde oluşan lezyonların doğrudan görsel kontrol altında tedavi edilmesi sağlanır.
İşlem sırasında sinovektomi, osteofit rezeksiyonu, serbest cisim çıkarılması ya da kıkırdak onarımı gibi müdahaleler yapılabilir. Tüm bu süreç, açık cerrahiye kıyasla daha az doku hasarı, daha kısa iyileşme süresi ve düşük komplikasyon oranlarıyla sonuçlanır. Artroskopi, özellikle dar anatomik yapılara sahip olan ayak bileği eklemi için büyük bir hassasiyet gerektirir. Bu nedenle işlemi gerçekleştirecek olan cerrahın deneyimi çok önemlidir. 30 dakika ile 2 saat aralığında gerçekleşen operasyonun süresi müdahale gerektiren işleme göre değişiklik göstermektedir. İşlem sonrasında kesiler genellikle birkaç dikişle kapatılmakta ve özel bir bandaj uygulanmaktadır.
Ayak Bileği Artroskopisi Hangi Hastalıklarda Uygulanmaktadır?
Ayak bileği artroskopisi, ayak bileğinde gerçekleşen bağ yaralanmaları, osteokondral lezyonlar, sinovyal enflamasyon, ayak bileği impingement sendromu ve serbest cisimlerin temizlenmesi gibi rahatsızlıklarda sıklıkla tercih edilen cerrahi bir yöntemdir. Ancak her ayak bileği rahatsızlığı artroskopik müdahalelerle tedavi edilebilir bilgisi hatalıdır. Uygunluk durumu kişinin genel sağlık durumuna, yaşına ve bilekte gerçekleşen hastalığa göre değişiklik göstermektedir. Hastanın artroskopiye uygun olup olmadığı konusunda hekim bilgilendirmesine başvurulmalıdır.
Ayak bileği bağ yaralanmaları: Özellikle sporcularda ve günlük hayatını aktif şekilde geçiren kişilerde sıklıkla görülen ayak bileği bağ yaralanmaları, travma kaynaklı gerçekleşen bir durumdur. En yaygın formu, ayak bileğinin aniden içe dönmesi sonucu dış yan bağların (özellikle anterior talofibular ligament) gerilmesi veya yırtılmasıdır. Yaralanmalar derecelerine göre değerlendirilmektedir. Hafif-orta düzeydeki yaralanmalar genellikle istirahat, buz uygulaması, kompresyon ve elevasyon (RICE protokolü) ile tedavi edilirken; ciddi yırtıklarda fizik tedavi ve ya cerrahi müdahale gerekebilir. Erken dönemde doğru tanı ve tedavi, kronik instabilite gelişimini önlemek açısından kritik öneme sahiptir.
Osteokondral Lezyonlar: eklem yüzeyini kaplayan kıkırdak doku ve altındaki kemik yapı birlikte hasar gördüğünde ortaya çıkan patolojilere osteokondral lezyonlar denmektedir. Genellikle burkulma sonrasında talus kemiğinde görülmektedir. Tedavi yöntemi, lezyonun boyutuna, yerleşimine ve derinliğine göre değişiklik göstermektedir. Artroskopi ile tedavisi mümkün olmaktadır.
Sinovyal Enflamasyon: Eklem yüzeyini kaplayan sinovyal zar travma, romatizmal hastalıklar ve ya aşırı kullanım gibi nedenlerle iltihaplanabilir. Sıklıkla tekrarlayan burkulmalar veya kronik instabiliteye bağlı olarak görülen Sinovyal Enflamasyon, konservatif tedavilerin yeterli olmadığı ve doktorun gerekli durumlarda artroskopi ile tedavi edilebilir.
Ayak Bileği Artroskopisi Avantajları nelerdir?
Ayak bileği en sık kullanılan eklemlerden biri olduğu için, herhangi bir ayak bileği rahatsızlığında hasta tarafından gelen ve ilk sorulan sorulardan biri iyileşme süresidir. Ayak bileği artroskopisi hızlı iyileşme vaadinde bulunduğu için, en belirgin avantajı hastalara sunduğu operasyon sonrasında günlük hayata hızlı adapte olabilmesidir. Bununla birlikte postoperatif komplikasyon riskini az olması da, iyileşme süresini hızlandıran avantajlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ayak bileği artroskopi ameliyatı sonrasında çoğu hasta aynı gün taburcu olabilmektedir. Hastanede kalış süresinin kısa olması artroskopinin sunduğu avantajlardan biridir. Bununla birlikte sportif aktivitelere dönüşün erken olması özellikle profesyonel sporcular için yüksek fayda sağlamaktadır. 2020 yılında yayınlanan bir çalışmada, ayak bileği artroskopisi yapılan hastaların %85'inden fazlasında fonksiyonel düzelme ve ağrıda anlamlı azalma bildirilmiştir (Zengerink & van Dijk, Foot & Ankle International).
Ayak bileği artroskopisinin hastalara sunduğu avantajlar aşağıdaki gibidir:
- Hızlı iyileşme süresi
- Enfeksiyon riskinin azlığı
- Doku hasarının az olması
- Geleneksel cerrahiye göre daha az ağrı
- Küçük kesi sayesinde daha az yara izi
Ayak Bileği Ameliyatı Neden Yapılır?
Konservatif yani cerrahi olmayan müdahalelere yanıt alınamadığı, iyileşme sağlanamadığı durumlarda tedavi yöntemi olarak cerrahi müdahaleler tercih edilmektedir. Açık cerrahi (geleneksel) ameliyatlar, operasyon sonrası iyileşme süresi uzun olduğu için ve komplikasyonlara daha açık olduğu için ilk olarak artroskopi seçeneği değerlendirilmektedir. Hekimin uygun gördüğü durumlarda artroskopik cerrahi ile tedavi sağlanmaktadır.
Konservatif tedavilere yanıt alınamadığı durumlar dışında, uzun süreli ağrı, instabilite (oynaklık), hareket kısıtlılığı, şişlik ve tekrarlayan burkulmalar hastayı fonksiyonel olarak kısıtlamaya başladığında cerrahi tedavi yöntemleri ön plana alınmaktadır. Bu duruma örnek olarak özellikle profesyonel sporcuların sıklıkla karşılaştığı osteokondral lezyonlardan ya da ön sıkışma sendromundan bahsedilebilir. Hasta konservatif tedaviye cevap vermiyorsa, artroskopik cerrahi ile daha kalıcı çözümler elde edilebilir.
Ayak Bileği Artroskopisi Ameliyatı
Kapalı ayak bileği ameliyatı, ayak bileği ekleminde meydana gelen yapısal bozuklukların hem tanısında hem de tedavisinde uygulanan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Ameliyatı gerçekleştirecek olan doktorun hasta değerlendirmesi doğrultusunda ve yönlendirmesiyle, spinal anestezi ya da genel anestezi altında yapılır.
Hasta sırtüstü pozisyonda yatırılır, ameliyat edilecek ekstremite özel pozisyonlayıcılarla sabitlenir ve eklem boşluğuna serum fizyolojik verilerek görüş alanı genişletilir. Bu işlem sırasında yaklaşık 2-3 adet küçük insizyon yani kesi (yaklaşık 0.5 cm) açılır; bu kesilerden biri artroskop (kamera sistemi) için, diğerleri ise cerrahi aletlerin girişi için kullanılır. Açılan bu özel giriş noktaları “portallar” olarak adlandırılır ve genellikle anteromedial, anterolateral ve gerekirse posterolateral portallar tercih edilir.
Ameliyatta kullanılan başlıca ekipmanlar arasında 2.7 mm veya 4.0 mm artroskoplar, shaver (doku temizleyici motorlu sistem), punch (dokuları kesmeye yarayan makas benzeri alet), grasper (serbest cisimleri tutup çıkarmak için), radiofrekans probu (kanama kontrolü ve sinovyal doku ablasyonu için) ve gerektiğinde mikrofraktür aletleri yer alır. Bu cihazlar yardımıyla eklem içerisindeki sinovit, osteokondral lezyonlar, impingement sendromu, bağ sorunları veya serbest cisimler gibi patolojilere müdahale edilir.
Ayak bileği anatomisi oldukça karmaşık bir yapıdır ve eklem yüzeyi sınırlı olduğu için, bu ameliyatın deneyimli ortopedik cerrahlar veya ayak-cerrahisi konusunda uzmanlaşmış hekimler tarafından gerçekleştirilmesi büyük önem taşır. Portal yerleşimlerinin yanlış planlanması sinir veya damar yaralanmalarına yol açabileceğinden, cerrahi anatomi bilgisi ve artroskopik deneyim komplikasyonları en aza indirmek açısından kritik rol oynamaktadır.
Ameliyat süresi müdahale edilen patolojiye bağlı olarak genellikle 30 ila 90 dakika arasında değişmektedir. İşlem sonunda kesiler dikişle kapatılır, steril pansuman yapılır. Hastalar genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebilir. Geleneksel cerrahiye göre çok daha az dokuyla temas edildiği için, minimal doku hasarı sayesinde, iyileşme süreci hızla geçekleşir ve erken mobilizasyon mümkün hale gelir.
Ayak Bileği Artroskopisi Ameliyatı Sonrası
Kapalı ayak bileği ameliyatı sonrasında iyileşme süreci, hastalar tarafından en sık merak edilen konular arasındadır. Süreç, hastanın yaşına, genetik yatkınlıklarına, genel sağlık durumuna ve geçirdiği rahatsızlığın türüne bağlı olduğu için kesin bilgiler vermek mümkün değildir. Bu noktada, doktorun değerlendirmeleri ve yönlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Ancak genel olarak süreç aşağıdaki aşamalarda değerlendirilebilir.
Ameliyat sonrası ilk 24 - 48 saat (akut faz): Bu süreçte hasta genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir. Ayak bileği üzerine tam yük verilmemesi istenir; koltuk değneği kullanımı önerilir. Ameliyatın gerçekleştirildiği bölgeye soğuk uygulama (buz) ve elevasyon yapılması ödem ve ağrının kontrolü açısından önemlidir. Ağrı kontrolü non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) ile sağlanabilir. Yapılan pansumanın kuru tutulması ve dikişler alınana kadar bacağın suyla temas ettirilmemesi önerilir.
İlk 2 hafta (erken rehabilitasyon): Bu süreçte ameliyat bölgesindeki şişlik azaldıysa eğer pasif ve aktif hareket egzersizlerine başlanabilir. Ayak bileği çevresinde yer alan kasların güçlendirilmesine yönelik kontrollü egzersizler planlanır. Burada alanında uzman ve deneyimli bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı’nın yönlendirmesi iyileşme süreci için önem taşımaktadır. Diğer bir dikkat edilmesi gereken nokta ise, eğer işlem sırasında bağ onarımı veya kıkırdak müdahalesi yapılmışsa, yük verme süresinin hekimin değerlendirmesine göre uzatılabileceği hakkındadır. Bu dönemde dikişler alınır ve yara takibi yapılır.
3 - 6 hafta arasında (iyileşme ve fonksiyonel dönüş): Bu süreçte eklem hareket açıklığı egzersizleri artırılır, denge ve proprioseptif eğitim programı başlatılır. Hafif günlük aktivitelere dönüş mümkün olsa da, yoğun egzersiz ve spor aktiviteleri için henüz erkendir. Hastadan bu süreçte ağrısız yürüyebilmesi ve ayak bileğini kontrollü kullanmaya başlaması beklenir. Bazı hastalara ortez ya da ayak bileği destekleyici bandajlar önerilebilir.
Özellikle dikkat edilmesi gerekenler:
- Ameliyat sonrasında fizik tedavi süreçlerine dikkat edilmesi çok önemlidir. Kişinin süreç boyunca doktorunun ve fizyoterapistin önerilerine tam uyum sağlaması, komplikasyon riskini azaltmakta ve iyileşme süresini daha kaliteli hale getirmektedir.
- Taburculuk sonrasında gelişen şiddetli ağrı, kızarıklık, ateş ya da aşırı şişlik durumlarında mutlaka hekime başvurulmalıdır.
Ayak ve Ayak Bileği Artroskopisi İle İlgili Hastalarımızdan Gelen Sorular
Ayak bileği kıkırdak ameliyatı sonrası tam iyileşme süreci kişiye ve yapılan işlemin kapsamına bağlı olarak değişir. Genel olarak, erken dönemdeki doku iyileşmesi 6 ila 8 hafta içinde tamamlanır. Ancak kıkırdak dokusunun gerçek anlamda güçlenmesi ve hastanın tam aktiviteye dönmesi 4 ila 6 ayı bulabilir. Bu süreçte hastanın doktorun önerilerine harfiyen uyması, yük verme ve egzersiz programlarına dikkat etmesi iyileşmeyi hızlandırır.
Ameliyattan sonra kontrollü bir şekilde yürümeye başlamak, eklem hareket açıklığını korumak, kas gücünü desteklemek ve dolaşımı artırarak iyileşmeyi hızlandırmak açısından çok önemlidir. Ancak, yürümeye geçiş aşaması mutlaka hekimin yönlendirmesiyle yapılmalıdır. Erken aşamada fazla yük vermek yeni onarılan kıkırdak dokusuna zarar verebilirken, zamanında ve doğru yüklenme iyileşmenin bir parçası olur.
Ayak bileği artroskopisinden sonra genellikle klasik alçı uygulaması yapılmaz. Çünkü artroskopik cerrahi, minimal invaziv bir yöntemdir ve büyük kesiler ya da eklemi uzun süre sabitlemeyi gerektiren müdahaleler içermez. Bunun yerine, hastanın durumuna göre kısa süreliğine elastik bandaj, atel ya da çıkarılabilir ortopedik bot (walker) kullanılması önerilebilir. Amaç, eklem çevresindeki ödemi azaltmak, ağrıyı kontrol etmek ve gerektiğinde eklemi korumaktır. Eğer artroskopi sırasında eklemi ilgilendiren daha büyük bir tamir (örneğin kıkırdak nakli veya ciddi bağ onarımı) yapılmışsa, geçici hareketsizlik için destekleyici cihazlar tercih edilebilir. Ancak standart bir ayak bileği artroskopisinden sonra hastalar, doktorun belirleyeceği sürede kontrollü bir şekilde hareket etmeye başlarlar; bu da iyileşmeyi hızlandırır.
Ayak bileği artroskopisinden sonra kullanılan kesiler genellikle çok küçük olduğu için dikişler de az sayıda ve yüzeysel olur. Bu tür minimal invaziv girişimlerde dikişler genellikle 7 ila 14 gün arasında alınır. Dikişlerin alınma zamanı, yaranın iyileşme durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre cerrah tarafından belirlenir. Bazı durumlarda kendiliğinden eriyen dikişler de kullanılabilir; böyle bir durumda dikiş aldırmaya gerek kalmaz. Dikişler alınana kadar ameliyat bölgesinin kuru tutulması ve enfeksiyon riskine karşı hijyen kurallarına uyulması büyük önem taşır.
Ameliyat sonrası şişlik, vücudun doğal iyileşme sürecinin bir parçasıdır ve özellikle ayak bileği gibi düşük seviyede kalan eklemlerde daha belirgindir. Şişliğin azaltılması için bacağı kalp seviyesinin üzerinde tutmak, buz uygulamaları yapmak ve önerilen şekilde elastik bandaj kullanmak etkili yöntemlerdir. Ayrıca, şişliği kontrol altında tutmak için erken dönemde hafif egzersizler ve lenfatik drenaj yöntemleri de uygulanabilir.
Ayak bileği kıkırdak ameliyatı, yapılan işlemin türüne göre değişmekle birlikte ortalama 1 ila 2 saat sürer. Basit bir artroskopik kıkırdak temizliği ve mikrofraktür işlemi daha kısa sürebilirken, mozaikplasti gibi ileri düzey kıkırdak onarımları daha uzun zaman alabilir. Operasyon süresi, cerrahın tecrübesi ve eşlik eden başka yapısal problemler olup olmamasına bağlı olarak da değişiklik gösterebilir.
