Hastanelerimiz:
background

Kalça Sıkışma Sendromu

Femoroasetabular impingement – FAI yani kalça sıkışması sendromu, özellikle, 20 ila 40 yaş arasında, genç ve aktif bireylerde görülmektedir. Kalça eklemini oluşturan kemik yapıların birbiriyle uyumsuz şekilde temas etmesi sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Bu durum, hareket sırasında kalça ekleminde ağrıya ve zamanla kıkırdak hasarına yol açabilir. Halk arasında “kalçada sürtünme” ya da “kemiklerin birbirine değmesi” şeklinde tanımlanabilir. Erken dönemde fark edilmezse, kalça ekleminde ileri düzey hasara ve hatta kalça kireçlenmesine (osteoartrit) neden olabilir. Bu nedenle erken teşhis, kemiklerin daha fazla zarar görmemesi adına, büyük önem taşımaktadır.  

Son yıllarda artan sporcu popülasyonu, hareketsiz yaşam tarzından çıkıp aktif hayata yönelen bireyler ve tanı yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde FAI teşhisi daha sık konulmaktadır. 2022 yılında Journal of Orthopaedic Research dergisinde yayımlanan bir araştırmada, kalça sıkışma sendromunun özellikle genç sporcularda kalça ağrısının en yaygın nedenlerinden biri olduğu, uygun tedavi edilmediğinde performans kaybına ve cerrahi gereksinime yol açabileceği vurgulanmıştır. Bu nedenle erken tanı ve tedavi son derece önemlidir. 

Kalça sıkışması sendromu makalemizde yer alan konu başlıkları:

  • Kalça sıkışması nedir? 
  • Kalça sıkışması neden olur?
  • Kalça Sıkışması belirtileri nedir?
  • Kalça sıkışması tipleri nelerdir?
  • Kalça sıkışması tedavisi
  • Kalça sıkışması egzersizi
  • Artroskopik kalça sıkışması ameliyatı
  • Kalça sıkışma sendromu ile ilgili hastalarımızdan gelen sorular

Kalça sıkışması nedir? 

Kalça sıkışması nasıl oluşur? Kalça ekleminde top (femur başı) ve yuva (asetabulum) yapılarının normalden farklı bir biçimde temas etmesiyle oluşan bir durumdur. Bu temas, özellikle kalçanın bükülmesi, dönmesi gibi hareketlerde ağrıya neden olur. Kalça eklemi, yapısı gereği yüksek hareket kabiliyetine sahip bir eklemdir. Ancak kemik yapılar arasındaki uyumsuzluk bu hareketliliği sınırlar ve zamanla hasara neden olur.

Vücudumuz mekanik bir sisteme sahiptir. Kalça sıkışmasını basitçe anlatmak gerekirse şöyle örneklendirebiliriz: bir menteşenin düzgün çalışabilmesi için parçaların tam oturması gerekir. Eğer menteşe eğriyse ya da içeriye başka bir parça sıkışmışsa, menteşe zorlanır, gıcırdar ve bozulur. Kalça sıkışması da benzer şekilde çalışır. Femur başı, asetabulum içine tam oturmuyorsa veya bu yapıların kenarlarında fazlalık kemik çıkıntılar varsa, hareket sırasında sürtünme olur ve bu da ağrı, takılma, kısıtlılık gibi şikâyetlere neden olur.

 

Kalça sıkışması neden olur?

Kalça sıkışmasının en yaygın nedeni, kalça eklemini oluşturan kemik yapılardaki şekil bozukluklarıdır. Bu bozukluklar genetik olabileceği gibi, gelişimsel kalça problemleri veya yoğun spor aktiviteleri sırasında oluşan mikrotravmalar sonucu da gelişebilir. Özellikle çocukluk döneminde kemiklerin gelişimi sırasında femur başı veya asetabulumda meydana gelen anormal şekillenmeler, FAI’ye zemin hazırlar.

2021 yılında American Journal of Sports Medicine dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir çalışmada, yoğun futbol, basketbol ve dans gibi sporlarla uğraşan gençlerde kalça sıkışması gelişme riskinin belirgin şekilde arttığı saptanmıştır. Bu tür sporlar, kalçayı sık ve geniş açılarda kullanmayı gerektirdiği için kemik kenarlarında zamanla çıkıntılar (osteofit) oluşabilir. Bu da kalça ekleminde mekanik sürtünmeye ve ilerleyen dönemde kıkırdak hasarına neden olur.

Kalça sıkışmasının nedenleri:

  • Genetik kemik yapısı bozuklukları: kalça kemiklerinin doğuştan uyumsuz olması.
  • Gelişimsel kalça displazileri: çocuklukta oluşan anormal kalça gelişimi.
  • Yoğun spor geçmişi: Futbol, basketbol, dans gibi sporlarda sık kalça kullanımı.
  • Ergenlik döneminde aşırı yüklenme: Büyüme çağında yapılan zorlayıcı aktiviteler.
  • Yetersiz dinlenme: Tekrarlayıcı hareketler nedeniyle kalçanın iyileşmeye fırsat bulamaması.
  • Yanlış antrenman teknikleri: Isınmadan yapılan sporlar, ani kalça hareketleri.
  • Labrum ve kıkırdak hasarı: Önceden oluşmuş mikrotravmaların zamanla birikerek hasar oluşturması.
  • Travma sonrası kemik çıkıntıları: Düşme ya da çarpma sonrası gelişen kemik fazlalıkları.
  • Asetabulumun fazla örtmesi: Femur başının hareket alanını daraltması (pincer tipi neden).
  • Femur başında kemik çıkıntısı oluşması: Kalçanın içe bükülmesini engelleyen yapı (cam tipi neden).

Kalça Sıkışması belirtileri nedir?

Kalça sıkışmasının en sık karşılaşılan belirtisi, kasık bölgesinde hissedilen ağrıdır. Bu ağrı genellikle otururken, eğilirken ya da uzun süre yürüdükten sonra artar. Ağrı çoğu zaman kalçanın iç kısmında, kasık bölgesinde yoğun hissedilir; ancak bazen kalçanın dışına ya da uyluk ön kısmına yayılabilir. Hastalar genellikle “kalçamda bir şey sıkışıyor gibi hissediyorum” ya da “hareket ederken içten tak diye bir ses geliyor” şeklinde şikâyet ile doktora başvurabilirler.

Kalçada hissedilen ağrıya ek olarak hareket kısıtlılığı da görülebilir. Özellikle kalçayı bükme (flexion) ve içe döndürme (internal rotasyon) hareketlerinde zorlanma olur. Bu durum, bağdaş kurmak, alçak sandalyeye oturmak ya da ayakkabı giymek gibi günlük aktiviteleri zorlaştırır. Uzun vadede, kıkırdak ve labrum adı verilen yumuşak dokularda yırtıklar gelişerek daha ciddi kalça problemlerine yol açabilir.

Femoroasetabular impingement – FAI sendromu belirtileri: 

  • Özellikle hareket esnasında artan ve kasık bölgesinde hissedilen ağrı.
  • Kalçada batma hissi.
  • Özellikle bükülme ve içe dönme gibi hareketlerde ortaya çıkan kısıtlılık.
  • Kalça hareket ederken duyulan klik sesi, takılma hissi.
  • Uzun süren oturmalarda hissedilen ağrı.
  • Merdiven çıkarken zorlanma.
  • Bacağa bölgesine yayılabilen ağrı
  • Koşma, zıplama gibi hareketlerde performans düşüşü

Kalça sıkışması tipleri nelerdir?

Kalça sıkışması sendromu (FAI), farklı anatomik bozukluklara göre üç ana tipte sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, hem tanı koymada hem de doğru tedavi yöntemini belirlemede büyük önem taşır. Her tip, kalça ekleminde sürtünmeye neden olan farklı kemik yapı bozukluklarıyla ilişkilidir. Tiplerin anlaşılması, hastalığın seyrini öngörmek ve kalça eklemine zarar gelmeden müdahale edebilmek açısından kritik öneme sahiptir.

Kalça sıkışmasının tipi, genellikle manyetik rezonans görüntüleme (MR) veya bilgisayarlı tomografi (BT) gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle belirlenir. Tipler arasındaki farklar, hangi kemik yapısının anormal geliştiğine ve sıkışmanın nasıl oluştuğuna bağlıdır. Kalça sıkışması sendromu temelde üç ana tipe ayrılır: Cam tipi, Pincer tipi ve Kombine tip. Şimdi bu üç ana tipi yakından inceleyelim:
Cam tipi FAI (halk arasında "kemik tümseği" olarak bilinir), femur başı ile boyun bölgesinde normalde olmaması gereken kemik fazlalığı ile karakterizedir. Bu çıkıntı, kalçanın hareketi sırasında asetabuluma sürtünerek labrum ve kıkırdak dokusuna zarar verir. Özellikle genç erkek sporcularda sık görülür. 2020 yılında yapılan bir MRI incelemesi çalışmasında, genç erkek futbolcularda cam tipi lezyon gelişme riskinin genel popülasyona göre 4 kat fazla olduğu belirlenmiştir (Gerhardt et al., Radiology in Sports Medicine).

Pincer tipi FAI ise asetabulumun (yuva) femur başını gereğinden fazla örtmesiyle oluşur. Bu durumda femur başı hareket ettikçe, asetabulum kenarına çarpar ve sıkışma hissi yaratır. Kadınlarda daha sık rastlanır. Pincer tipi sıkışma daha sinsi ilerler; uzun süre ağrısız olabilir ama zamanla kıkırdak ve labrum hasarına neden olur. Örneğin, yoga veya pilates gibi kalçayı aşırı zorlayan aktivitelerde bu tür sıkışmalar daha belirgin hale gelir.

Kombine tip FAI, cam ve pincer tiplerinin bir arada bulunduğu formdur ve en fazla hasar bu grupta görülür. Hem femur başında fazlalık kemik hem de asetabulumda örtme fazlalığı olması, sürtünme ve sıkışmayı daha şiddetli hale getirir. Bu nedenle tedavi süreci daha karmaşık olabilir ve cerrahiye daha sık ihtiyaç duyulur.

Kalça Sıkışması Tedavisi

Kalça sıkışması sendromu tedavisi, hastanın yaşına, aktivite düzeyine, sıkışmanın tipine ve hasarın boyutuna göre farklı yöntemler uygulanır. Tedavi genellikle konservatif (ameliyatsız) yöntemlerle başlar. İlk adım, hastanın ağrıyı tetikleyen hareketlerden kaçınması ve kalçayı zorlayan aktiviteleri azaltmasıdır. Özellikle tekrarlayıcı kalça bükme hareketlerinden (örneğin alçak sandalye kullanmak, çömelmek) uzak durulması önerilir.

Ağrının devam etmesi durumunda fizik tedavi ve egzersiz programları devreye girer. Bu süreçte, kalçadaki kas dengesizliklerinin giderilmesi ve eklem hareket açıklığının korunması amaçlanır. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAID’ler) ağrıyı azaltmak için geçici olarak kullanılabilir. 2023 yılında Journal of Hip Preservation Surgery dergisinde yayımlanan bir çalışmada, fizik tedaviye düzenli devam eden hastalarda 3 ay içinde ağrıda %60 oranında azalma gözlenmiştir (Reiman et al.). Ancak konservatif yöntemlerle yeterli iyileşme sağlanamazsa, artroskopik cerrahi gündeme gelir.

Kalça Sıkışması Egzersizi

Kalça sıkışması sendromunun tedavisinde fizik tedavi ve rehabilitasyon, cerrahi dışı yaklaşımların temelini oluşturur. Uygun fizik tedavi hareketleri sayesinde kalçayı destekleyen kaslar güçlendirilir, eklem üzerindeki baskı azaltılır ve kalçanın hareket kabiliyeti artırılır. Bu, hem ağrının kontrol altına alınmasına hem de günlük yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlar. Ancak her hasta için aynı tedavi yöntemi uygun değildir; bu nedenle fizik tedaviye başlamadan önce mutlaka bir ortopedi uzmanının değerlendirmesi gereklidir.

Fizik tedavi, kesinlikle profesyonel bir gözetim altında yürütülmelidir. Yanlış yapılan hareketler, mevcut sıkışmayı artırabilir ya da farklı kas gruplarında zorlanmalara yol açabilir. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce ortopedi uzmanının yönlendirmesiyle bir fizyoterapist tarafından kişiye özel program oluşturulmalı ve hareketler kontrollü şekilde uygulanmalıdır. Bu disiplinli yaklaşım sayesinde, birçok hasta cerrahiye gerek kalmadan günlük yaşamına ağrısız şekilde dönebilmektedir.

Artroskopik Kalça Sıkışması Ameliyatı

Konservatif yani cerrahi olmayan tedavi yöntemlerine rağmen şikâyetleri devam eden hastalarda artroskopik cerrahi, yani kapalı yöntemle yapılan kalça ameliyatı tercih edilebilir. Bu işlemde, birkaç küçük kesi açılarak özel kamera ve cerrahi aletlerle kalça eklemine girilir. Amaç, femur başı ya da asetabulum kenarındaki kemik çıkıntıları (osteofit) temizlenerek sürtünmenin ortadan kaldırılmasıdır. Böylece labrum ve kıkırdak dokusunun korunması sağlanır.

Artroskopik ameliyat, açık cerrahiye göre çok daha az invazivdir; bu da daha kısa hastanede kalış süresi, daha az ağrı ve hızlı iyileşme anlamına gelir. 2021 yılında The American Journal of Sports Medicine’da yayımlanan çok merkezli bir çalışmada, artroskopik FAI cerrahisi geçiren hastaların %85’inin 6 ay içinde spor ve günlük aktivitelere dönebildiği gösterilmiştir (Griffin et al.). Özellikle kombine tip kalça sıkışmalarında, bu cerrahi yöntemle hem cam hem pincer tip bozukluklar aynı seansta düzeltilebilir.

Ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci de en az operasyon kadar önemlidir. İlk birkaç hafta koltuk değneği kullanımı gerekebilir. Daha sonra fizyoterapist eşliğinde başlanan egzersizlerle, kalçanın tam fonksiyonuna dönmesi sağlanır. Ameliyat başarısı, doğru tanı, uygun cerrahi teknik ve disiplinli bir fizik tedavi süreci ile doğrudan ilişkilidir.

Kalça sıkışma sendromu ile ilgili hastalarımızdan gelen sorular:

Kalça sıkışması (FAI – Femoroasetabular İmpingement) şikâyeti olan hastaların, öncelikle bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurması gerekir. Tanı aşamasında klinik muayene ile birlikte röntgen, MR ve gerekirse BT gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.

Artroskopik kalça sıkışması ameliyatı genellikle 1,5 ila 2 saat arasında sürmektedir. Bu süre, sıkışmanın tipi (cam, pincer veya kombine), labrumda yırtık olup olmaması ve kıkırdak hasarının derecesine bağlı olarak uzayabilir. Kapalı (artroskopik) yöntemle yapılan bu işlemde, özel kamera ve cerrahi aletler ile ekleme girilerek kemik çıkıntılar tıraşlanır, labrum onarımı gerekiyorsa gerçekleştirilir. Ameliyat sonrası eğer hastanın sağlık durumu uygunsa aynı gün ya da ertesi gün taburcu olunur.

Kalça sıkışması sendromu, yapısal bir bozukluk olduğu için kendiliğinden tamamen iyileşmesi beklenmez. Ağrılar zaman zaman azalabilir ya da dinlenme ile geçici rahatlama sağlanabilir; ancak altta yatan kemik yapılar arasındaki sürtünme devam ettiği sürece labrum ve kıkırdak hasarı ilerleyebilir. Bu nedenle erken dönemde tanı konulup uygun tedaviye başlanması, ilerleyici eklem hasarını önlemek adına önemlidir.

Cam tipi FAI, genellikle femur başı ile boynu arasında gelişen kemik çıkıntısı nedeniyle oluşur. Bu çıkıntı, kalça hareketleri sırasında asetabuluma sürtünerek yumuşak dokulara zarar verir. Cam tipi sıkışmanın gelişiminde; genç yaşta yapılan yüksek tekrarlı sporlar, büyüme plakları kapanmadan yapılan yoğun antrenmanlar ve genetik yatkınlık önemli rol oynar. Özellikle futbol, basketbol ve hokey gibi sporlarda bu tip deformasyonlara daha sık rastlanır.

Kalça sıkışması ağrısı genellikle kasık bölgesinde hissedilir ve bu, hastaların en sık dile getirdiği şikâyettir. Ancak bazı durumlarda ağrı kalçanın yan tarafına, bel bölgesine, kalça arkasına ya da uyluğun ön yüzüne de yayılabilir. Ağrı; özellikle oturup kalkarken, merdiven çıkarken, uzun süreli oturmada ya da spor yaparken artar. Bazen bu ağrı, bel fıtığı ile karışabilecek şekilde bacağa vurabilir, bu nedenle doğru tanı için detaylı muayene ve görüntüleme gerekir